Üye Girişi Yapmak İçin Tıklayınız
|
Üye Olmak İçin Tıklayınız
Haber Arama:
Gündem
|
Ekonomi
|
Siyaset
|
Dünya
|
Spor
|
Yaşam
|
Magazin
|
Medya
|
Sağlık
|
Kültür-Sanat
|
Bilim-Teknik
[
18:29
- IMF HEYETİ ANKARA’YA GELDİ
] [
18:22
- ERGENEKON SORUŞTURMASI DEĞERLEDİRİLECEK
] [
18:16
- OTOGAZA ZAM YAPILDI
] [
18:02
- MİT SONUNDA İTİRAF ETTİ
] [
17:47
- KIZININ YARDIMIYLA GELİNE İŞKENCE VE TECAVÜZ
] [
17:33
- KILINÇ SAĞLIK KONTROLÜNDE
] [
17:18
- İSRAİLLİLERİ ÖLDÜRÜN
] [
17:12
- ERGENEKON SİYASİ BİR HESAPLAŞMADIR
] [
17:07
- DİĞER ADI TEŞHİRCİ
] [
16:59
- POLİSE POLİS TACİZİ
]
Mustafa Cerid - mucerid@hotmail.com
Armahaber
Mülkün sahibi Allah’tır
( 28.11.2008 - 11:17:41 )
Sultanahmet meydanında tarihi bir bina var. Halen Tapu kadastro
Bölge Müdürlüğü olarak kullanılan, 19.Asır Osmanlı mimarisi özelliklerini taşıyan bu ihtişamlı tarihi binanın tepesinde oyma levha var:
- Defter-i Hakani Nezareti.
Yani , Padişah Defteri Bakanlığı.. Tapu İdaresi, o tarihte bakanlık.
Halen halk arasında eski tapu kayıtları için, ’Padişah tapusu ’ diyoruz.
Tapu kaydının adı, niye Padişah defteri?
Osmanlı İslam yorumu ve uygulama mantığına göre:
- Mülk kayıtsız şartsız Allah’ın, Padişah Allah’ın yeryüzündeki halifesi, yani O’nun adına yönetici, vekil. Padişah defterine kaydolan, malı-mülkü kullanma hakkını elde ediyor.
Bir nevi intifa hakkı. Zira, Malike’el-Mülk O!
Ezelden ebede mülk onun, ancak insanlar o mülkü kullanmaya, oradan rızıklanmaya hak sahibi.
İnsanların mal sahipliği, 60-70 yıllık gelip geçici mülkiyet .
Hemde kısıtlı ve belli şartlarda.
Mesela, gayr-i menkulün, altındaki maden, yahut kaynak suyu ayrı bir ayrı bir mülkiyettir ve hiçbir devamlılık garantisi yoktur.
İnsanların sahipliği, izafi ve mecazi bir mülkiyettir. O mallar üzerinde belli kurallar dahilinde tasarruf a muktediriz. Mesela:
- Tarlayı- araziyi ekip biçmeme hakkımız asla!
- Binayı boş bırakma, kiraya vermeme serbestliğimiz yoktur.
- Menkul malı, kullanmama çalıştırmama lüksümüz olamaz.
- Parayı piyasadan çekemez , halkın ihtiyaç maddelerini depolayamaz, üretimi durduramaz, kısıtlayıp kontrol etme, hakkımız yoktur.
Bizim mülkiyetimiz nasıl tam mülkiyet olsun ki ?
- Bizim olan, mal ve mülkte fakirlerin hakkı vardır. ( Zariyat, ayet 19)
-Zekat, fıtra, öşür vermek mecburiyetimiz, kitleye ve devlete karşı mükellefiyetimiz vardır.
- Sahip olduğumuz malları, korumak ve israf etmemek şartındayız.
- Helaldan kazanıp helal ve muşru zeminde harcamaya mahkumuz.
Bizim mülkiyetimiz nasıl tam ve bağımsız bir sahiplik olur ki?
-Mülkün esas sahibi, ‘ ..dilerse mal verir, dilerse üzerimizden soyup alır ’ (Ali İmran ayet, 36)
-‘Bizi, korkuyla ve açlıkla, mallarımızı ve canlarımızı ve ürünlerimizi eksilterek imtihana tabi tutar.’ (Bakara, ayet 155)
Kısacası, emanetçiyiz. Ecdadın dediği gibi BEKÇİSİYİZ.
Mülkün gerçek sahibi, aynı zamanda REZZAK!
Allah kullarına, o mülkünden rızık verecek, o maldan o paradan , o gayrimenkulden rızık dağıtacak. Kullarına mülk mekanı demek olan ‘memleket’ten nimetler ihsan edecektir.
İnsanların mal- mülk ihtirası, Allahın REZZAK sıfatına engelleyemez. Rızık kaynaklarını, sebep- imkan ve vasıtalarını hapsetmek hakkına sahip değiliz.
Bu yüzden:
- İslam, çalıştırılmayan paradan zekat alır, her yıl yüzde 2.5.
- Duran para hükmen NAMİ – büyüyüp çalışıyor sayılır.
- Ta ki, NİSAB’tan düşünceye kadar. Ama,
- Yatırımdan, üretim için olan alet ve edevattan zekat almaz. Yeni yatırımları, üretimi genişletip geliştirmeyi böylece teşvik eder.
Osmanlı döneminde, bir süre ekilip biçilmeyen araziye devlet el koyardı.
Meskeni, tarlayı, üretimi daraltma hakkı yok!
Hz. Peygamberin dilinden:
- ‘Çıkın yapılıp depolanan altın ve gümüş, piyasaya boşaltılıncaya kadar , sahibi üzerinde ateştir‘ (Ahmed b. Hanbel rivayeti ,Ramuz’ul-Ehadis, 5/56 ,)
Kur’an’ın haykırdığı gerçek:
- ‘… Ganimet malları aranızda- zenginlerarası devlet (dolaşan servet - güç) olmasın! ’ (Haşr surei, ayet 7)
İslam, paranın, malın servetin halka yayılmasını, yaygınlaşmasını ister. Yani ‘sermayenin tabana yayılmasını’ hedef alır. Ekili arazinin sulanması gibi, bereket ve hayat kaynağı suyun, herkesin tarlasına ulaşması lazımdır.
Piyasa Allah’ın sofrası... Oradan herkes faydalanacak, rızkını çıkaracaktır.. Kur’an, tekelleşmeye tröstleşmeye karşıdır. Tekelcilik, Allahın Vahdaniyetine, Rezzak sıfatına, rızkın dağılımına engeldir.
Bu Yazı
82
Kere Okundu
YAZARIN DİĞER YAZILARI
28.11.2008 - 11:17:41
Mülkün sahibi Allah’tır
14.08.2008 - 17:19:20
Kimsenin söylemediği
12.08.2008 - 09:56:37
Kimsenin söylemediği…